24 Aralık 2011 Cumartesi

Çubuklu Aşkına: Fenerbahçe Mitingi'ne

Filmlerdeki romanlardaki yemşeşil köylerden değildi bizimki. Ama güzel bi çayı vardı, çocuklar çimerdi yaz sıcağında. O çayın yanında upuzuun bi çayır. Bi yanda hayvan otlar, diğer yanda veletler koşturur. Orada gördüm Muzaffer’i ilk kez. Köy çocuğu. Toprağı gibi sert, babadan miras mert. Çok da iyi oynuyo desem, yalan. Ama bir dakika durmaz işte, koşar, mücadele ederdi... Her maçtan önce yanıma gelir, formamı severdi. Benim çubukluyu bilirsiniz, triko. Babam aldı.. Kamyoncu Sait’in oğlu... Uuzun uzun bakardı formaya, bazen ağlardı.. Bi gün çayın yanında geldi yanıma... Sen hiç maça gittin mi dedi.. Gözlerim doldu... Yaşar’ın penaltı kurtardığı Ankara’daki derbiyi anlattım ona... Küçük Hüseyin’in attığı golü... "Öldü o biliyom" dedi.. Ağladık... Ben de bir kez maça gidebilsem, sonra ölsem dedi... susturdum... Forması yoktu... Sonra gelmedi çayırdaki maçlara.. Özledim... Bi akşamüstü giriverdi sahaya... Üzerinde bir sarı tişört... Koşarak geldi yanıma... Tam göğsünün orta yerine Fenerbahçe yazmış annesi... Lacivert iple, göz nuru, el emeği, ilmek ilmek işlemiş sevgisini. Ta oğlunun yüreğine... Güz geldi sonra, hüzün geldi... Ayrılık vakti köyden... Köy kamyonu hareket etmeden fırladım, kapılarını çaldım... Muzaffer açtı.. Konuşmadım.. Formamı uzattım.. Aldı... Beklemedim.. Koşarak bindim kamyona.. Bi dakka dursam geri alırdım..

Büyüdüm sonra ben... Çok formam oldu...
Çubuklular, beyaz, sarı, zırhlı,, en parlak mavi, palamut yeşili... Her yeni çıkan formayı aldım.. Hepsini giydim tek tek... Hepsinde o triko çubukluyu aradım... Hepsi ısıttı ruhumu.. Hepsine gözyaşım karıştı... Ama o triko başkaydı... Babam aldı.. Kamyoncu Sait’in oğlu... Büyüdüm sonra ben... Çok galibiyetler gördüm, nice zaferler... Çok kez ağladım birilerinin omzunda... Göztepe maçında fırtına karşıdan vurdu yüzüme yüzüme... En çok o gün bağırdım yeminle... Appiah sol ayağıyla vurdu milyon kez... Ter içinde uyandım... Ahmed Hassan o kafayı vurduğunda kalbim durdu... Bu kez ağlayan ben değil babamdı... Çok uykusuz kaldım ben.. Çok kez sabahladım dumanaltı... Hepsinde sabahı bekledim.. Gün doğdu... Sonra en uzun gece başladı... Aylarca bitmeyen karanlık... Her gece bir formaya sarıldım... Geçmedi yüreğimin yangını... Sonra kapı çaldı bugün... Bir paket getirdi kasklı bi çocuk... Açtım, eve güneş doğdu... Küçük bir forma.. çubuklu.. triko... Dizlerim titredi... Küçük bir not vardı üzerinde... Okudum, ağladım... ağladım okudum... Sarıldım triko formaya... Sarıldım ağladım.. ağladım sarıldım... Bi daha baktım nota:

“en kötü gün bugünse
Bugün de Fenerbahçe...
Pazar kadıköy’de görüşürüz...
Bayburtlu kardeşin...
Muzaffer”

www.geronimonunyeri.blogspot.com yazarı Alparslan Akkuş
www.twitter.com/geronimoapo


EN ÇOK OKUNANLAR