15 Aralık 2011 Perşembe

Avrupa Maçında Türk Takımını Tutmak

Bir Fenerbahçeli'nin ikilemidir bu aslında. Avrupa maçında başka bir Türk Takımı'nı destekleme, o akşam için onun taraftarı olma mevzuu. Zor bir seçim olmakla beraber doğru olandır da. Zordur ama Türkiye'nin en büyük spor kulübü olmanın, Atatürk'ün takımı olmanın getirdiği bir zorunluluktur. Zordur çünkü desteklemeye çalııştığın kulübün taraftarının isteği Avrupa takımlarını yenmek değil de Fenerbahçe'den daha çok yenmektir. Bunu bilene koymamalıdır aslında bu tutum. Sonuçta onlar böyle davranmayacak olsa zaten Fenerbahçe'li olurlardı. Üzülmemeliyiz bir gece onlardan biri olmamıza rağmen bize küfür etmelerine. Biz, bize küfür eden o taraftarı tutmuyoruz, o aşağılık insanların tuttuğunu sandıkları Türk Kulübü'nü destekliyoruz bayrağımızı Avrupa'da dalgalandırdıklarının hatrına.

Dün gece Beşiktaş'ı desteklediysek ne olmuş? Maç esnasında Avrupa'yı, Türklüğü, Beşiktaş'ı, fair play'i unutup aptalca; Emre Belözoğlu'na küfür ettiklerinde pişman mı olduk sanıyorsunuz? Hiç de bile. Bir kere daha Fenerbahçeliliğimizle guru duyduk. Çünkü bu zaten Türkiye'nin en büyük kulübü olmanın gereği. Ve aynı zamanda kanıtı.

Biz desteklediysek milletimizi Avrupa'da temsil eden Başiktaş'ı destekledik, Paok maçında ve sonrasında elin Yunan'ını bize değişen ezik Beşiktaş taraftarını değil. Hem daha dün gibi hatıramda Maccabi Tel Aviv - Beşiktaş maçında kale arkasında Beşiktaş'ı destekleyen Fenerbahçeliler. Gurur duymuştum!

Trabzonspor olayı ayrı bir durum. Allah biliyor ya ne destekleyesim geliyor içimden, ne de sevinesim geliyor Trabzon kazanınca. Yanlış anlaşılmasın, lig sonunda Trabzon bileğinin hakkı ile lider olup öyle gitseydi Şampiyonlar Ligi'ne yine destekelerdim. Ama alınteri hiçe sayılan futbolcumun, hocamın, taraftarımın hakkını yiyip Avrupa'da fink atan paçavrayı tutmam ben. Tekrar söylüyorum; her ne kadar son saniyede de alsaydı elimizden şampiyonluğu da öyle çıksaydı Inter'in, Lillle'in, CSKA'nın karşısına gene desteklerdim de sevinirdim de. Çünkü Atatürk'ün takımı olmanın bir gereği de bu.

İşin milliyetçilik kısmını kabul etmeyenler olabilir. Ama şunun farkına varmalısınız ki eğer birkaç sene daha Avrupa'da doğru düzgün bir başarı elde edemezsek şampiyon takım bile eleme oynamadan gidemeyecek bu prestijli liglere. Bunun zararı Bunun zararı gene bize. Yani en çok yarayı her sene şampiyonluğa oynayan Fenerbahçe alır.

İşte bu ayrımı yapmak da zor. Ey Fenerbahçeli! Bu ayrımı yapmasını bil. Çünkü sen zaten Fenerbahçeli'sin. Sen zaten bu ayrımı yapabilecek tek kimliğe sahipsin. Bunu bil ve ona göre davran Sıkıntı yapma. Onlar bize küfür etse de aldırma, onlar zaten anlamaz; pire için yorgan yakılmaz. Temsil ettikleri ay yıldız hatrına destekle onları. Fenerji'n bol olsun.

Fenerji Kurucu Yöneticisi Volkan Dilsiz


EN ÇOK OKUNANLAR