
Aykut Kocaman’ın Eskişehirspor maçı sonrası yaptığı “3 Temmuzdan beri Türk futbolunda dengeler çok değişti, psikolojisi bozuldu ... Gerginliğin sebebi bu” açıklamasına TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’dan bir cevap geldi bugün..
Aydınlar aynen şöyle demiş cevabında :
“Ben Türk futbolunun üstüne çöken bir gerginlik göremiyorum.
Kimsede bir gerginlik göremiyorum.
Tek gördüğüm gerginlik Fenerbahçe’de.
Sadece Fenerbahçeli futbolcular gergin.”
Türk futbolunun tepesinde(!) olan
bir sorumlu(!)nun
böyle bir açıklama yapması
ancak kara mizahla açıklanabilir.
Ama sayın başkanı
anlayışla karşılamak lazım aslında.
Malum,milletçe aklımız iki karıştır bizim..
Zaten toplumsal zekamız da balık hafızalı..
O yüzden şu 3 Temmuz sabahından beri olanları
bir toparlayalım da
Fenerbahçe neden gerginmiş,
hatırlatalım sayın başkana!.
Apar topar baskınlarla başladı her şey..
Ardından gazetelerde, televizyonlarda, internette
veryansın bir curcuna...
Para sayma makinelerinden poşetteki dolarlara,
şikenin belgesi(!) olan yemek fotoğraflarından
yeşillenmiş tarla muhabbetlerine kadar
oscarlı senaristleri bile
çatdadanak çatlatacak
arapsaçı bir kurgu...
Gözaltılar, kelepçeler havada uçuşan iftiralar,
salya izlerinden geçilmeyen manşetler
32 kısım tekmili birden!.
Benim diyen görüntü yönetmenini kıskandıracak
montajlanmış gözaltı filmleri,
sıcak sıcak servis yapılan sabıka fotoğrafları,
fena halde suç unsuru telefon dökümleri...
Bir de işin “şov bizınız” tarafı var tabi...
Top bulsa savcıya ihbar mektubu gönderecek seviyede futboldan anlayan,
saçını sakalını düzeltmekten konuşamayan,
konuşmayı da bağırarak laf sokmak sanan
şike ulemaları..
İftira atan, bulan, yakalayan, yargılayan ve cezalandıran
beşi biryerde her eve lazım
süpersonik uzmanlar(!)..
Sanıklar ve avukatlarınca bile görülmesi
zinhar “yassah” olan
fakat kozmik odalarda röntgenlenebilen
hatta pehlivan tefrikası gibi yayınlanıp
elden ele gezen çok gizli deliller..
Bitti mi?
Yok yok devam...
“Sehven” cezaevi olarak yazılan adres kayıtları,
sözde itiraflar için yapılan adli şikeler,
olmayan kızkardeşe alınan arabalar..
Bununla da bitmedi varyete..
Kafalar daha da karışsın babında dalga dalga sorgular,
kaynak maskeli, bağırsak uzmanı ve de yeşil siyah kravatlı tanıklar,
müştekiler..
“Cezaların açıklanacağı tarih” diye
manşet atanlar,
“yüksek gerilim” uydurmasıyla
kavga peşinde koşanlar,
falanlar, filanlar..
Erteleme yok deyip ligi ertelemeler,
“Süper kupa finali oynanacak” deyip
bir hokus pokusla süper kupayı yok etmeler,
Şampiyonlar Ligi kura çekiminden bir gün önce
“The TFF and UEFA Production” kumpasıyla
Fenerbahçe’ye “gidemezsin” demeler,
sıfır tolerans prensibini eksilere çekme dalavereleri..
“İddianameye kadar soruşturma yok” dedikten
birkaç gün sonra mesnetsiz, savunmasız ceza yağdırmalar..
“Avrupa’ya gidemeyecek kadar suçlusun
ama gözünü seveyim ligde devam et”
aymazlığı..
Yetti mi?
Olur mu canım!
İlköğretim ders kitaplarına nazire havuz problemleri,
bilmece bildirmece Billyoner’le kandırmacalar,
yalan haber yazma kılavuzları…
Ve gazete sayfalarında
televizyon ekranlarında
adli belgelerde
milli maçlarda
suçlanan, karalanan, küfredilen futbolcular..
Her gün
“Valla düşürürüm sizi ha” tadında
tehdit edilen koskoca bir camia!
Yahu hakikaten
neden gergin bu Fenerbahçeliler?
Hala mı anlayamadınız?
E tabi..
“Türk futbolunun üstündeki kara bulutlar ne zaman dağılacak?” sorusuna
“Bu sezon sonunda sona ereceğini umuyorum.
Tabii, biz o zamana kadar görevimizde kalırsak!”
diye cevap verecek kadar kendilerinden emin olmayan
bir federasyondan
neyi anlamasını bekliyoruz ki?..
12Numara.org