24 Ekim 2011 Pazartesi

Gel de Fenerbahçe'li olma !

Bu gece Kadıköy Şükrü Saraçoğlu Stadyumunda farklı bir şeyler vardı. Sadece bir futbol müsabakası değildi ordaki. Sadece Samsunspor'la maç yapan bir Fenerbahçe yoktu sahada. Orada Türk Milleti'nin asi ve asil ruhunun son dönemlerde görülmüş en somut örneği vardı. Türk ruhu tezahür etti bu gece Kadıköy'de. Bir lig maçı yoktu orada. Bir Milli Maç vardı. Samsunspor'la Fenerbahçe sahada koştururken birbirleriyle mücadele etmiyorlardı; bir olup talihsizliğe, kötü gidişata; vatan hainlerine karşı mücadele veriyorlardı.

Bir gösteriden çok; burasına gelmiş, sabrı taşmış bir milletin duygu patlaması yaşandı bu gece orda. Tribünler bir Beşiktaş maçından daha karaydı; çünkü Türkiye yastaydı; çünkü Fenerbahçe Türkiye'ydi.

Hadi Fenerbahçe düşmanlığının gözlerinizde yarattığı körlük; Fenerbahçe'nin başarılarını, dünya kulübü oluşunu, oynadığı futbolu görmenize engel olsun; maçtan nce yaşananlar da mı içinizi ürpertmedi? Tüyleriniz diken diken olmadı mı yani? Nasıl oldu da dolmadı gözleriniz? Tribünlerde yaşanan matemi şehidimin adı okunurken gözü yaşlı BURDA diye haykıran anları da mı görmediniz ?

TFF'nin sanki süs olsun diye aldığı kararla 3 dakika geç başlayan maçta 3 dakika daha ısınmayı kâr sayan Galatasaray mıydı Türkiye'nin en büyük kulübü?

Soru aslında şöyle olmalı; acaba tribünler kara bir matem havasına büründüğünde; şehit yoklamasında bir ağız olan seyircilerin gözlerinden yaşlar süzüldüğünde; futbolcular sahaya çıkarken 10. yıl Marşı çaldığında; Kaptan Alex'in suratındaki paramparça ifadeyi gördüğünde; içinden bir şeyler kopmadı mı ? Yüreğin ağzına gelmedi mi yani ? Ben çok kötü oldum arkadaş! Gözlerim yaşlı başımdan saçlarım çekilircesine ürperdim ve birkez daha Fenerbahçe'li olduğum için gurur duydum. Vatanımın - milletimin, mehmedimin, dilimin ve dinimin yılmaz bekçisi, Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük kulübünün bir parçası olmaktan sonsuz şeref duydum yeniden.

Hâl böyleyken içimden tek bir his yükseldi: "Gel de Fenerbahçe'li olma! "

Fenerji Kurucu Yöneticisi Volkan Dilsiz


EN ÇOK OKUNANLAR