11 Ekim 2011 Salı

Fenerbahçe'nin Şampiyonluğu Aykutlu Olsun!

Büyük takımların kurtarılması her zaman yine o takımın çocuklarına düşmüştür ve bu ne güzel bir secimdir ki Aykut Kocaman gecen sezonun elde edilen geçici başarıları (8’de 8) ardından gelen başarısızlıklar üzerine getirilmişti.Göreve gelmesinin ilk zamanlarında Avrupa’da alınan kötü sonuçlar büyük taraftarı korkutsa da bu taraftarın o büyük adama duyduğu güven hiç sarsılmamıştır.Ardından ligde elde edilen güzel sonuçlar taraftarı rahatlatsa da hocanın kendisi her zaman o temkinli halinden ödün vermeden kulübe harcadığı özveri ve besledigi sadakatı kat ve kat artırarak bu kutlu yola devam etti.

Bir hocanın büyüklüğü sadece sahada belli olmuyor takdir edeceğiniz üzere…Hocanın takıma katacağı başarı öncelikle sahanın ötesinde tesislerde başlıyor .Takımın basında bulunan kişi ne kadar kaliteli bir insansa ortaya da o kadar kaliteli bir kadro çıkıyor.Oyuncuların oyun kalitesini hocanın onlara duyduğu güven ve onlara karsı besledigi hoşgörü belirliyor.Bunun en büyük örneğini bu sezon görmüş bulunmaktayız.Oyuncuların hocadan aldığı kararlılık ve güven duygusu sahaya yansıdı ve nitekim şampiyon olundu.Hocanın oyuncularla birebir ilgilenmesi sonucu onlarda ne kadar büyük cevherler olduğu ortaya çıktı.Durumu özetlemek gerekirse önce güven duygusu 12 numarada başlıyor.Taraftarın başkana duyduğu güven başkanın ve yöneticilerin hocaya güven duymasına ve bu da hocanın oyuncularına güven duymasına sebep oldu.Sonuc olarak bu kutlu şampiyonluk tekrar taraftara bir armağan olarak döndü.

Olayın arka planında neler gelişti bilmiyoruz ama biz vatansever gençler olarak bu döngünün sonuç olarak ülkemize ve Türk futboluna katkı sağlamasını istiyoruz ve umuyoruz ki bu sezon olduğu gibi “iç ve dış tehditler” bizim yolumuza taş koymazlar.

Ensar Topbaş



EN ÇOK OKUNANLAR